Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü, bir kez daha madencilik faaliyetleri nedeniyle ülke gündemine oturdu. Mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma ve ÇED iptali kararlarına rağmen maden çalışmalarına devam edilmeye çalışılması, İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz’ın sert tepkisine neden oldu. Yılmaz, “Vatan topraklarımızın altı da üstü de değerlidir. Sekü Köyü’nde, Tirebolu’da ve Giresun’un dört bir yanında doğasını savunan vatandaşlarımızın haklı mücadelesinin yanındayız” diyerek, hukukun yok sayıldığı ve Giresun’un geleceğinin tehlikeye atıldığı uyarısında bulundu.
Mahkeme Kararlarına Rağmen Maden Çalışmaları: Hukuksuzluğa Tepki
Giresun’un Tirebolu ilçesindeki Sekü Köyü’nde Alagöz Holding tarafından yürütülmek istenen maden arama faaliyetleri, son dönemde yaşanan hukuki ve idari gelişmelerle büyük bir krize dönüştü. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, bu durumu “Giresun bugün sadece bir maden meselesiyle değil, doğasına, toprağına, suyuna ve hukukuna yönelen çok ağır bir tehditle karşı karşıya” olarak nitelendirdi. Yılmaz’ın açıklamalarına göre, süreç şöyle işledi:
- Mahkeme, Alagöz Holding tarafından yürütülmek istenen maden arama faaliyetine ilişkin olarak öncelikle yürütmeyi durdurma kararı verdi.
- Ardından, aynı mahkeme Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararını iptal etti. Bu kararlar, projenin hukuka aykırılığını açıkça ortaya koydu.
- Ancak Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, mahkeme kararlarını hiçe sayarak, öncesinde verilen ÇED evraklarının geçerli olduğunu ve ayrıca bir ÇED işlemine gerek bulunmadığını bildirdi.
Hüseyin Raşit Yılmaz, bu idari tutumu “İdare bu işlemiyle açıkça mahkeme kararının tanımadığını belirtmiş ve aykırı bir idari tutum görüntüsü vermiştir” şeklinde değerlendirerek, yaşananların hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. Bu durum, yargı kararlarının idare tarafından uygulanmaması ya da farklı yorumlanması sorununu bir kez daha gündeme getirdi.
Giresun’un Yüzde 85’i Maden Sahasında: Bir Yağma Düzeni İddiası
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, Sekü Köyü özelindeki bu hukuksuzluğun, Giresun genelinde yaşanan daha büyük bir “yağma düzeninin” parçası olduğunu savundu. Yılmaz, “Giresun’un yaklaşık yüzde 85’inin maden sahası ilan edilmiş olması, artık tekil projelerin ötesinde bir yağma düzenine işaret etmektedir” ifadelerini kullandı. Bu geniş çaplı maden sahası ilanının, memleketin geleceğini, tarımını, ormanlarını, meralarını, yaylalarını ve insanlarını doğrudan tehdit ettiğini belirtti.
Yılmaz, madencilik faaliyetlerinin kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna doğal varlıkları ve kırsal yaşamı feda etme riski taşıdığına dikkat çekerek, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Özellikle tarım ve hayvancılıkla geçinen yöre halkının, doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesiyle büyük zorluklar yaşayacağı endişesi taşınıyor.
“Devletin Gücü Bir Şirketin Önünü Açmak İçin Kullanılamaz”
Hüseyin Raşit Yılmaz, Alagöz Holding sahibinin iktidar milletvekili olduğuna da işaret ederek, duruma farklı bir boyut kazandırdı. Yılmaz, “Açıkça söylüyoruz: Yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, ardından ÇED işlemi iptal edilmiş bu süreçte, bir özel şirket lehine fiili zemin hazırlanmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz” dedi. Bu durumun, devletin gücünün kamu yararı yerine belirli bir şirketin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı izlenimi yarattığını belirtti.
Yılmaz, devletin temel görevinin, milletin toprağını, deresini, ormanını ve köylüsünü korumak olduğunu vurguladı. “Devletin gücü, milletin toprağını, deresini, ormanını ve köylüsünü korumak için vardır. Bir şirketin önünü açmak için kullanılamaz!” sözleriyle, yöneticilere ve ilgili mercilere açık bir uyarıda bulundu. İYİ Parti olarak, Giresun halkının yanında olduklarını ve bu hukuksuzluğa karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade etti.
Sonuç: Hukukun Üstünlüğü ve Doğanın Korunması Vurgusu
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz’ın Giresun’daki maden faaliyetlerine yönelik sert tepkisi, Türkiye’nin çevre ve hukuk mücadelesinde önemli bir örnek teşkil ediyor. Yılmaz’ın açıklamaları, mahkeme kararlarının idare tarafından göz ardı edilmesinin tehlikelerini ve bu durumun yalnızca Giresun değil, tüm Türkiye için emsal teşkil edebilecek bir hukuksuzluk olduğunu gözler önüne seriyor. “Vatan topraklarımızın altı da üstü de değerlidir” vurgusuyla, doğal varlıkların ve ekolojik dengenin kısa vadeli kazançlar uğruna feda edilmemesi gerektiği mesajı verildi. Giresun’daki bu madencilik krizi, sadece yöre halkını değil, ülkenin genel çevre politikalarını ve yargı bağımsızlığını da sorgulatan kritik bir sürece işaret etmektedir. Yılmaz’ın çağrısı nettir: Mahkeme kararları derhal uygulanmalı, hukuka aykırı hiçbir fiili işleme izin verilmemelidir. Bu çağrı, doğasını, hukukunu ve yaşam alanlarını savunan vatandaşların haklı mücadelesinin bir yansıması olarak tarihe geçecektir.
