Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, son dönemde kamuoyuna yansımaya devam eden iddialar ve adli sürece ilişkin sosyal medya üzerinden sert bir açıklama yayımladı. Ancak Dede’nin “dijital kumpas” vurgulu savunması, somut sorulara yanıt vermekten uzak olduğu gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu.
Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin “Kıymetli Dostlarım” hitabıyla paylaştığı metin, bir belediye başkanının icraatlarından ziyade, adeta bir dram dizisi senaryosunu andıran ağır ağdalı ifadelerle doluydu. “Siyasetin bulanık çukurları”, “haysiyet tacirleri” ve “zehirli yalanlar” gibi sert ifadelerin havada uçuştuğu açıklama, kamuoyunda “Asıl meselelerin üstü mü örtülüyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
Mahremiyet mi, Delil Güvenliği mi?
Dede, açıklamasında telefonunu kendi rızasıyla adli makamlara teslim ettiğini belirterek, mahremiyetinin “didik didik edildiğinden” dert yandı. Ancak bir kamu görevlisinin adli bir soruşturma kapsamında cihazını teslim etmesi olağan bir hukuki prosedürken, Başkan’ın bu durumu “yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş bir mağduriyet” olarak sunması, hukuk çevrelerince “dikkat dağıtma çabası” olarak yorumlandı.
“Sızıntı” İddiası ve Cevapsız Sorular
Başkan Dede, kamuoyuna sızan yazışmaların “kurgu” olduğunu ve araya “kirli eklemeler” yapıldığını iddia etti. “Dijital kumpas” nitelemesiyle adli emanetteki verilerin sistematik bir dezenformasyon aracı olarak kullanıldığını öne süren Dede’nin, bu iddialarını destekleyecek teknik bir kanıt sunmaması ise kafaları karıştırdı. Halk, sosyal medyada şu soruları sormaya başladı:
- Sızan yazışmaların hangi kısımları “ekleme”, hangileri “gerçek”?
- Eğer bir sızıntı varsa, bu konuda ilgili mercilere resmi bir suç duyurusu yapıldı mı?
- “Dürüstlük ve aleniyet” vurgusu yapan bir başkan, neden teknik detaylar yerine edebi cümlelere sığınıyor?
Görele Halkı Hizmet Bekliyor
Dede’nin açıklamasında Görele sokaklarından bahsederken “paslı hesapları olanları bu şehirden uzaklaştırdığını” iddia etmesi de eleştiri oklarından kaçamadı. Vatandaşlar, belediye yönetiminin enerjisini hukuki polemiklere ve “dijital casus” hikayelerine değil, ilçenin çözüm bekleyen sorunlarına harcaması gerektiğini savunuyor.
Siyasi Nezaketten Uzak Üslup
Metinde yer alan “Birileri gibi ağzımı her açtığımda çatır çutur yalan yemem” şeklindeki sokak ağzını andıran ifadeler, makamın ağırlığıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle siyasi çevrelerden de tepki gördü. Bir belediye başkanının kendisini eleştirenleri veya süreci yürütenleri “yalanı lokma niyetine yutmakla” itham etmesi, yapıcı bir yönetim dilinden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Sonuç olarak; Hasbi Dede’nin “tertemiz duruyorum” mesajı verdiği bu uzun açıklama, takipçileri tarafından destek görse de, rasyonel bir açıklama bekleyen kesimler için “içi boş bir ajitasyon” olmaktan öteye geçemedi. Görele kamuoyu, artık “kumpas” edebiyatı değil, şeffaf ve somut yanıtlar bekliyor.
