1. Haberler
  2. Bölgesel
  3. Fındık Üreticisi Unutuldu mu, Kaderine mi Terk Edildi?

Fındık Üreticisi Unutuldu mu, Kaderine mi Terk Edildi?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fındık Üreticisi Unutuldu mu, Kaderine mi Terk Edildi?

TMO’nun 255 liralık fiyatı piyasada karşılık bulmadı: Üretici 170-190 lira aralığına sıkıştı

Türkiye’nin en önemli tarımsal ihracat ürünlerinden biri olan fındıkta üreticinin yaşadığı fiyat sıkıntısı yeni sezonun en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026-2027 sezonu için Giresun kalite fındıkta kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındıkta ise 250 TL alım fiyatı açıklamasının üzerinden haftalar geçmesine rağmen serbest piyasada beklenen fiyat oluşmadı. TMO’nun açıkladığı fiyatlar yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre belirlenirken, yüksek randımanlı ürünlerde ilave ödeme de öngörülüyor.

Ancak sahadaki tablo üreticinin beklentisinden oldukça farklı.

TMO 255 TL diyor, serbest piyasa 170-190 TL bandında

Giresun ve çevresinde serbest piyasa fiyatlarının son haftalarda yaklaşık 190-200 TL seviyelerinde seyrettiğine ilişkin piyasa haberleri bulunurken, bazı bölgelerde ve kalite/randıman farklılıklarına bağlı olarak fiyatların daha aşağı seviyelere indiği bildiriliyor.

Bu tablo, üreticinin karşı karşıya kaldığı fiyat makasını yeniden gündeme taşıyor.

TMO’nun açıkladığı 255 TL ile serbest piyasadaki 170-190 TL arasındaki fark neden bu kadar büyük?

Bu farkın hangi maliyetlerden, piyasa koşullarından, kalite ve randıman farklılıklarından kaynaklandığının kamuoyuna daha açık biçimde anlatılması gerekiyor.

“Aradaki fark kimin cebine gidiyor?”

Fındık üreticisinin bugün sorduğu en önemli sorulardan biri de bu.

Elbette TMO fiyatı ile serbest piyasa fiyatı arasında doğrudan bir “aradaki para birilerinin cebine gidiyor” sonucu çıkarmak mümkün değil. Serbest piyasa fiyatını arz-talep, kalite, randıman, finansman, stok, ticari maliyetler ve alıcıların piyasa koşulları etkileyebiliyor.

Ancak 255 TL olarak açıklanan resmi alım fiyatına rağmen üreticinin neden çok daha düşük rakamlara ürün satmak zorunda kaldığı sorusu ortada duruyor.

Üretici açısından bakıldığında ise tablo son derece açık:

Ürünün maliyeti üreticinin sırtında, fiyat riskinin önemli bölümü üreticinin üzerinde.

Üreticinin önemli bölümü ürününü sattı

Hasat döneminde nakit ihtiyacı bulunan, borçlarını kapatmak veya yeni üretim sezonuna hazırlanmak zorunda olan birçok üretici ürününü bekletme imkânı bulamıyor.

Bu nedenle üretici açısından “yüksek fiyatı beklemek” her zaman kolay bir seçenek değil.

Fındığını hasat eden üretici; işçi ücretleri, gübre, ilaç, bakım, patoz, taşıma ve diğer üretim giderlerinin ardından ürününü satmak zorunda kalıyor.

Fiyatın düşük olduğu dönemde satış yapan üretici ise fiyatın daha sonra yükselmesi halinde bu artıştan yararlanamıyor.

Müfettiş incelemesi tartışması

Fındık piyasasına ilişkin denetim ve inceleme tartışmaları da kamuoyunun gündeminde.

Yerel basında Ticaret Bakanlığı’nın Giresun ve Ordu ticaret borsalarındaki piyasa hareketlerine yönelik müfettiş görevlendirdiğine ilişkin haberler yayımlandı. Ancak kamuoyunun merak ettiği konu, bu incelemelerin sonucunda hangi tespitlerin yapıldığı ve varsa hangi işlemlerin uygulandığıdır.

Burada önemli olan, herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlamak değil; kamuoyunun merak ettiği soruların şeffaf biçimde cevaplandırılmasıdır.

İnceleme tamamlandı mı?

Bir usulsüzlük veya rekabet sorunu tespit edildi mi?

Edildiyse ne yapıldı?

Edilmediyse kamuoyuna neden açıklama yapılmadı?

Üretici bu soruların yanıtını bekliyor.

Siyasetçilerin sessizliği de tartışılıyor

Fındık, Giresun ve Karadeniz ekonomisinin temel unsurlarından biri olmasına rağmen üreticinin yaşadığı fiyat sorununa ilişkin siyasi tartışmaların daha güçlü bir şekilde yürütülmesi beklentisi sürüyor.

Üretici açısından iktidar milletvekillerinin ve bölge siyasetçilerinin piyasadaki fiyat makasını gündeme taşıması kadar, muhalefet partilerinin ve üretici örgütlerinin de daha somut çözüm önerileri ortaya koyması önem taşıyor.

Çünkü üreticinin ihtiyacı yalnızca açıklama değil;

çözüm, denetim, şeffaflık ve sürdürülebilir bir fiyat politikası.

“Fındık üreticisi kaderine terk edilmemeli”

Bugün gelinen noktada tartışılması gereken yalnızca “Fındık kaç lira?” sorusu değil.

Asıl soru şu:

Fındık üreticisi bu sistem içerisinde nasıl ayakta kalacak?

Üretim maliyetleri artarken, işçilik ve girdi giderleri yükselirken üreticinin gelirinin sürdürülebilir olması gerekiyor.

Fındık bahçesinin bakımından hasadına kadar bütün yükü taşıyan üreticinin, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalması uzun vadede tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından da ciddi bir sorun oluşturabilir.

Üreticinin beklentisi: Kalıcı ve radikal çözümler

Üreticilerin beklentisi artık yalnızca sezonluk fiyat açıklamalarının ötesine geçiyor.

Fındık piyasasında;

  • Üreticinin maliyetini dikkate alan fiyat politikası,
  • TMO’nun piyasadaki müdahale gücünün artırılması,
  • Lisanslı depoculuğun daha etkin kullanılması,
  • Üreticinin finansman ihtiyacının uygun koşullarda karşılanması,
  • Piyasa hareketlerinin şeffaf biçimde denetlenmesi,
  • Rekabet koşullarının korunması,
  • Fiyat oluşumunun üretici lehine daha öngörülebilir hale getirilmesi

gibi başlıkların yeniden ele alınması isteniyor.

TMO’nun 2026-2027 sezonu için açıkladığı 255 TL’lik Giresun kalite fiyatının amacı da üreticinin pazarlama sorunlarının azaltılması, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması ve piyasada istikrar sağlanması olarak açıklanmıştı.

Ancak sahadaki fiyatların bu seviyenin belirgin şekilde altında kalması, açıklanan fiyat ile üreticinin eline geçen fiyat arasındaki makasın neden kapatılamadığı sorusunu gündemde tutuyor.

Fındık üreticisi artık cevap bekliyor

Fındık üreticisi yıllardır aynı soruların etrafında dönmek istemiyor.

Üretici ne zaman emeğinin karşılığını alacak?

TMO’nun açıkladığı fiyat neden serbest piyasada karşılık bulmuyor?

Piyasa ile resmi alım fiyatı arasındaki büyük farkın nedenleri nelerdir?

Yapılan incelemelerin sonuçları ne zaman açıklanacak?

Üreticiyi koruyacak kalıcı bir fındık politikası ne zaman oluşturulacak?

Bu soruların cevabı yalnızca fındık üreticisini değil, fındığın oluşturduğu ekonomik değere bağlı olan bütün Karadeniz’i ilgilendiriyor.

Çünkü fındık yalnızca bir tarım ürünü değil; binlerce ailenin geçim kaynağı, bölge ekonomisinin temel unsurlarından ve Türkiye’nin önemli ihracat kalemlerinden biri.

Üreticinin talebi açık: Emeğinin karşılığını alabileceği, sürdürülebilir ve şeffaf bir fındık piyasası.

Yorumlar kapalı.

Akşam Kapanışı 5 Kasım 2026 akşam Haber Bülteni
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Gazete Bulancak - İletişim & Alt Bilgi