İYİ Parti GİK Üyesi Avukat Ünzile Yüksel, TVX ekranlarında katıldığı “Karşı Karşıya” programında fon krizinden küçük yatırımcıların yaşadığı mağduriyetlere, siyasi gelişmelerden hukuk devleti tartışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Yüksel, fon krizinin önceden fark edilip edilmediğinin sorgulanması gerektiğini savunurken, etkili denetim ve bağımsız yargı çağrısı yaptı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun fon piyasasına yönelik düzenlemeleri ve son dönemdeki soruşturma süreci de krizin boyutunu ortaya koyan gelişmeler arasında yer aldı.
FON KRİZİ TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDE
Türkiye’de yatırım fonları üzerinden yaşanan gelişmeler, sermaye piyasalarındaki güven ve denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
TVX ekranlarında yayımlanan “Karşı Karşıya” programına konuk olan İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Avukat Ünzile Yüksel, fon krizinin yalnızca parasını kaybeden yatırımcıları ilgilendiren bir mesele olmadığını belirterek yaşananların ekonomi genelinde güven sorununa yol açabileceğini dile getirdi.
Yüksel, programdaki açıklamalarında krizin önceden öngörülüp öngörülemediğinin ve gerekli önlemlerin zamanında alınıp alınmadığının sorgulanması gerektiğini savundu. Fon krizinin gelişimine ilişkin değerlendirmelerinde, denetim mekanizmalarının etkinliğini de tartışmaya açtı.
“KÜÇÜK YATIRIMCININ MAĞDURİYETİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Yüksel, programda küçük yatırımcıların yaşadığı kayıplara özel olarak dikkat çekti. Fonlara güvenerek birikimlerini değerlendirmek isteyen vatandaşların ve ailelerinin yaşadığı sorunların hafife alınmaması gerektiğini savundu.
Yüksel’in değerlendirmelerine göre mesele, yalnızca belirli yatırımcıların kazanç veya kayıp yaşaması değil; finansal piyasalara duyulan güvenin korunması ve vatandaşların haklarının gözetilmesi.
Fon krizine ilişkin sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Yüksel, sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi ve yargılamaların hakkaniyetli sonuçlanması yönündeki beklentisini dile getirdi.
ÜNZİLE YÜKSEL’DEN FON KRİZİ TEPKİSİ: “BU KRİZ BAĞIRA BAĞIRA GELDİ”
Yüksel, krizin önceden öngörülüp öngörülemediği ve gerekli önlemlerin zamanında alınıp alınmadığı konusunda soru işaretleri bulunduğunu savundu. Sürecin geçmişine dikkat çeken Yüksel, “Fon krizini yurt dışından görüyorlar, uyarıyorlar. ‘Biz fark ettik, hemen tedbir aldık’ cümlesi çok uymuyor” dedi.
“KÜÇÜK YATIRIMCININ MAĞDURİYETİ MİLYONLARI ETKİLİYOR”
Fon krizinin yalnızca yatırımını kaybeden kişilerle sınırlı olmadığını belirten Yüksel, küçük yatırımcıların ailelerinin de yaşanan süreçten etkilendiğini dile getirdi.
Yüksel, vatandaşların birikimlerini değerlendirmek amacıyla fonlara yöneldiğini hatırlatarak yatırımcıların haklarının korunması ve yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurguladı.
“DEVLET BU KONUNUN ÜZERİNE SÜNGER ÇEKEMEZ”
Programda krizin ekonomik sonuçlarına ve yargı sürecine de değinen Yüksel, soruşturmaların hakkaniyetli biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, “Devleti yönetenler bunun üzerine sünger çekemezler” diyerek sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik sıkıntıların fon krizinden önce de yaşandığını belirten Yüksel, vatandaşların geçim mücadelesinin giderek ağırlaştığını savundu.
SİYASİ SORUMLULUK VE DENETİM TARTIŞMASI
Yüksel, ekonomik gelişmelerle yönetim sistemi arasında bağlantı kurarak denetim mekanizmalarının önemini vurguladı. Parlamenter sisteme dönüş, yasamanın yürütmeyi denetleyebilmesi ve yargının bağımsızlığı yönündeki görüşlerini programda paylaştı.
Yüksel’in konuşmasındaki temel mesajlardan biri, sorgulama ve denetim mekanizmalarının etkili olmadığı bir yönetim anlayışının ciddi sorunlara yol açabileceği yönündeydi.
Bu açıklamalar, Yüksel’in siyasi değerlendirmelerini yansıtıyor. Fon krizinin nedenleri ve sorumlularına ilişkin hukuki sonuçların ise ilgili soruşturma ve yargı süreçleriyle netleşmesi gerekiyor.
FAKIBABA’NIN İSTİFASI VE İYİ PARTİ’DEKİ TARTIŞMA
Programda gündeme gelen başlıklardan biri de Ahmet Eşref Fakıbaba’nın İYİ Parti’den ayrılması oldu.Ünzile Yüksel, Ahmet Eşref Fakıbaba’nın “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi.
Fakıbaba’nın daha önce İYİ Parti ile aynı noktada durduğunu belirten Yüksel, son açıklamalarını anlamakta zorlandığını söyledi.
Yüksel, “İYİ Parti’nin o günkü nasıl duruyorsa bugün de aynı duruyor. O gün İYİ Parti ile aynı noktada duran Sayın Fakıbaba’nın bugün niye böyle yorum yaptığını ben çok yorumlayamıyorum” ifadelerini kullandı.
Yüksel ayrıca, Fakıbaba’nın parti yönetiminde alınan kararların görüşüldüğü süreçte yer aldığını hatırlatarak yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Fakıbaba, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamaları ve “Ne mutlu Türk’üm diyene” ifadesi üzerine yaşanan tartışmanın ardından, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısıyla 21 Ekim 2026’da hem parti üyeliğinden hem de Ankara milletvekilliğinden istifa ettiğini duyurdu. Gelişme, DHA ve diğer haber kuruluşları tarafından da aktarıldı. https://www.dha.com.tr/yerel-haberler/ankara/iyi-partili-fakibabadan-istifa-karari-2967067
Yüksel, programda parti içindeki bu gelişmeleri değerlendirirken İYİ Parti’nin söz konusu siyasi süreçteki tutumunu savundu ve Fakıbaba’nın önceki açıklamalarıyla parti çizgisi arasında gördüğü farklılıklara değindi.
“HUKUK DEVLETİ VE BAĞIMSIZ YARGI” VURGUSU
Yüksel’in gündeminde yalnızca fon krizi ve parti içi tartışmalar yer almadı. Hukuk devleti, adalet, liyakat ve siyasi etik konularına da değinen Yüksel, yargının bağımsızlığına ve denetimin güçlendirilmesine ilişkin görüşlerini aktardı.
Programda ayrıca derin yoksulluk, vatandaşların alım gücü, erken seçim ihtimali ve Türkiye’nin ekonomik geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
GÜNDEMDEKİ SORU: SORUMLULUKLAR NASIL BELİRLENECEK?
Fon krizine ilişkin düzenlemeler ve soruşturma süreci devam ederken, yatırımcıların mağduriyetlerinin nasıl giderileceği ve piyasaya duyulan güvenin nasıl yeniden sağlanacağı önemini koruyor.
Ünzile Yüksel’in programdaki açıklamaları da bu tartışmaları siyasi sorumluluk, denetim ve hukuk devleti ekseninde ele aldı. Krizin nedenleri ve sorumluluklara ilişkin nihai değerlendirmelerin, yetkili kurumların açıklamaları ve yargı süreçleri doğrultusunda yapılması gerekiyor.

Yorumlar kapalı.