TBMM’de Gergin Yemin Töreni: Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Krizi
Osman Gökçek’ten Mahmut Tanal’a Yumruklu Saldırı
Kürsüdeki kargaşa sırasında, AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek’in CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’a yumrukla saldırdığı görüldü. Saldırı sonucunda Mahmut Tanal’ın burnu kanadı. Yaşanan bu olay, Meclis’te fiziksel şiddetin tavan yaptığının en somut göstergesi oldu. Kameralara da yansıyan bu anlar, Türkiye siyasetinde gerilimin boyutlarını bir kez daha ortaya koydu
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yemin törenine sahne oldu. Ancak bu tören, şiddetli tartışmalar, fiziksel arbede ve anayasal itirazlarla tarihe geçti. Özellikle İstanbul’da yürüttüğü siyasi davalarla bilinen eski Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığına atanması ve yemin etme süreci, muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından sert protestolarla karşılandı. CHP, Gürlek’in başsavcılık görevinden istifa etmeden yemin edemeyeceğini savunurken, Meclis’te tansiyon had safhaya ulaştı.
Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’nin Yemin Töreni: Tartışmaların Odağı
Akın Gürlek, eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak, özellikle siyasi nitelikli davalarda aldığı kararlarla kamuoyunun gündemine gelmişti. Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Ekrem İmamoğlu gibi seçilmiş belediye başkanlarına yönelik açılan davaların iddianamelerini hazırlayan isim olması, onun Adalet Bakanlığı’na atanmasına yönelik tepkileri daha da büyüttü. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanı olarak yemin etmesi de benzer bir sürecin parçasıydı, ancak tartışmaların ana odağı Gürlek oldu.
CHP’nin İtirazları ve Anayasal Argümanlar
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’deki krizin ardından yaptığı açıklamada, Akın Gürlek’in yemin töreninin “mutlak butlan” ile batıl olduğunu vurguladı. Emir’e göre, Gürlek’in usulüne uygun çağrılmadığını, Divan olmaksızın geldiğini ve iki bakanın kürsüde fiilen ablukadayken yemin ettiğini belirtti. Anayasa’nın 76. maddesine atıfta bulunan Emir, hakim ve savcı sınıfı açısından milletvekili seçilme yeterliliği için istifa etmiş olma şartının bulunduğunu ve Gürlek’in hala başsavcılık görevini sürdürdüğünü savundu. CHP, bu durumun Anayasa ve İçtüzüğe aykırı olduğunu, hukuk ve adalet ilkelerinin ayaklar altına alındığını ifade etti. Parti, Gürlek’in atanmasını “Cumhuriyete ve demokrasiye meydan okuma” olarak nitelendirdi.
Adalet Bakanlığına Getirilişin Anlamı
CHP’li Murat Emir, Akın Gürlek’in bu göreve getirilmesinin, İstanbul’daki “hukuku katleden, siyasi davalar yürüten” bir ismin ödüllendirilmesi anlamına geldiğini belirtti. Ona göre, Gürlek’in siyasi operasyonların bir parçası olarak İstanbul’da görevlendirildiği ve bu atamanın, orada da siyasi nedenlerle tutulduğunun açık bir itirafı olduğu iddia edildi.
Gerginlik Tırmanıyor: Kürsü Çevresinde Arbede
TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan gerginlik, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın Akın Gürlek’i yemin etmesi için kürsüye çağırmasıyla doruk noktasına ulaştı. CHP’li milletvekilleri kürsüyü işgal ederek protestoya başladı. Bu esnada kürsü çevresinde büyük bir arbede yaşandı.
.
Akın Gürlek’e Anayasa Kitapçığı Fırlatıldı
Protestolar sırasında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e bir Anayasa kitapçığı fırlatıldığı da kayıtlara geçti. Bu eylem, muhalefetin Gürlek’in Anayasa’ya aykırı davrandığına dair inancının sembolik bir göstergesi olarak yorumlandı.
AKP’li Milletvekillerinin Çemberi Altında Yemin
Tüm bu protesto ve arbedeye rağmen, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi yeminlerini etti. AKP milletvekilleri, Gürlek’i kürsüde adeta bir çember içine alarak, muhalefetin protestolarına karşı bir kalkan oluşturdu. Bu “insan çemberi” eşliğinde Gürlek, yeminini tamamladı. Ardından aynı şekilde Mustafa Çiftçi de yeminini etti.
Siyasi Refleksler ve Hukuk Devleti Vurgusu
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaşanan olayları “içtüzüğün ayaklar altına alındığı” ve “AK Partililerin Genel Kurul salonunu terörize ettiği” şeklinde değerlendirdi. Emir, partisinin bu atamanın ve yaşananların Cumhuriyetin temellerine bir saldırı olduğu gerçeğiyle hareket edeceğini ve hukuk devletinin yok edilmesine asla izin vermeyeceklerini vurguladı. “Milletimiz müsterih olsun. Biz bu ülkede adaleti de, demokrasiyi de hep birlikte yeşerteceğiz” sözleriyle kararlılıklarını dile getirdi.
Sonuç: TBMM’de Adalet ve Demokrasi Sınavı
Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’nin yemin töreninde yaşananlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tarihinde eşine az rastlanır gerginliklere sahne oldu. Muhalefetin anayasal argümanlarla ortaya koyduğu itirazlar, fiziksel arbedeye dönüşen protestolar ve iktidar partisinin yemin törenini “çember” içinde tamamlama ısrarı, ülkedeki siyasi kutuplaşmanın derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Yaşanan bu olaylar, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin ve yargı bağımsızlığının geleceği üzerine önemli soruları beraberinde getirmekte, TBMM’nin saygınlığı ve işleyişine dair tartışmaları alevlendirmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu süreçte gösterdiği direnç ve açıklamalar, ülkenin adalet ve demokrasi yolculuğunda yeni bir dönemin başlangıcı olabileceği sinyallerini vermektedir. Bu gerilimli tablo, Türkiye siyasetinde önümüzdeki dönemde daha büyük çatışmaların habercisi olabilir.
