Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul teşkilatında sular durulmuyor. Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul İl Teşkilatı ve bağlı 39 ilçe teşkilatının tamamen feshedildiğini duyurdu. Kararın, İzzet Ulvi Yönter’in istifasının hemen ardından gelmesi “parti içi hesaplaşma mı?” sorusunu gündeme getirdi.
TEŞKİLATLAR TAMAMEN LAĞVEDİLDİ
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, parti tüzüğünün ilgili maddelerine dayanarak İstanbul genelinde köklü bir değişikliğe gidildiğini belirtti. Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“MHP İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52, 54 ve 34. maddelerinin tanıdığı yetki uyarınca feshedilmiştir.”
Kararın ardından İstanbul İl Başkanı Selim Sertel de sosyal medya hesabından bu paylaşımı destekleyerek kararı doğruladı.
YENİ YÖNETİM NASIL ŞEKİLLENECEK?
Fesih kararının ardından teşkilatların geleceğine dair açıklama Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’dan geldi. Yıldız, teşkilatların sahipsiz kalmayacağını vurgulayarak şunları kaydetti:
- Kurucu Kurullar Devrede: Yetkilendirilmiş kurucu yönetim kurulları atanacak.
- Kongre Süreci: Bu kurullar, yapılacak ilk kongreye kadar görevlerini sürdürecek.
ARKA PLANDA NE VAR? İZZET ULVİ YÖNTER ETKİSİ
Bu radikal kararın, MHP’nin kilit isimlerinden İzzet Ulvi Yönter’in 27 Mart’taki istifasından hemen sonra gelmesi dikkatlerden kaçmadı. Yönter’in istifa öncesi sosyal medyada kullandığı sert ifadeler tartışmaları alevlendirmişti:
- “MHP’ye sızan ajan, seni her cihetten izliyoruz.”
- “Ulan dümenci… Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı.”
Bahçeli “Akademik Kariyer” Demişti MHP Lideri Devlet Bahçeli, Yönter’in istifasını “küskünlük” olarak değil, Yönter’in akademik çalışmalarına vakit ayırma isteği olarak nitelendirmişti. Ancak İstanbul teşkilatının tamamen feshedilmesi, kulislerde “istifa dalgası kapıda” yorumlarının yapılmasına neden oldu.

ANALİZ: “BÜYÜK HESAPLAŞMA MI?”
Gazeteci Fatih Ergin gibi siyasi gözlemciler, İstanbul’daki bu “temizliğin” doğrudan Yönter’in istifası ve parti içindeki kliklerin çatışmasıyla bağlantılı olduğunu savunuyor. Teşkilatların feshedilmesi, İstanbul ölçeğinde yeni bir yapılanmanın ve muhtemel bir “tasfiyenin” işareti olarak görülüyor.
